5 Adımda Harika İngilizce Konuşmak

Okulda senelerce İngilizce öğrendiniz. Belki de yetmedi, üzerine bir de üniversitede İngilizce hazırlık okudunuz ama yine de özellikle de anadili İngilizce olan kişilerle konuşurken zorlanıyor ve kendinizi yazarken asla yapmayacağınız pek çok hatayı yaparken mi buluyorsunuz? Yalnız değilsiniz. Aslında bu öğrendiğiniz dil hangisi olursa olsun sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir problemdir. En kestirme yollarından biri ise o dilin konuşulduğu ülkede zaman geçirmekmiş gibi görünse de bazen bu bile hayalini kurduğunuz şekilde konuşmanıza yardımcı olmayabilir.

“Speaking” (Konuşma), İngilizce öğrenen kişilerin tüm öğrenme süreci boyunca en küçümsediği ve ihmal ettiği ve İngilizce seviyeleri arttıkça sebep olduğu özgüven eksikliği nedeniyle onları dilden soğutan kısımdır. İşte bu sebepten İngilizce’yi yeni öğreniyor olmanız veya çoktan C1-C2 seviyelerine erişmiş olmanız fark etmez. Hangi seviyede olursanız olun konuşmaya büyük bir özen göstermelisiniz. Birazdan vereceğim 5 kuralı kendi seviyenize uygun bir hale getirin. Daha iyi İngilizce konuşmaya başladığınızda bunun kendinize olan güveninizi arttırdığını ve dili daha iyi öğrenmenize yardımcı olduğunu göreceksiniz.

1.Kurs/Okul/Ders dışında İngilizce konuşun.

İngilizce’yi nerede ve ne şekilde öğrenirseniz öğrenin, o dilin konuşulduğu ülkede veya tek başınıza anadilinizi bilmeyen birinden özel ders almıyorsanız birkaç cümleye cevap vermek haricinde neredeyse İngilizce konuşmuyorsunuz demektir. Diğer her şeyde olduğu gibi kullanılmayan bir yeteneğin de kendi kendine gelişmesini bekleyemezsiniz. Bu sebeple İngilizce konuşabileceğiniz başka alanlar yaratın. Eğer o dilin konuşulduğu ülkede iseniz şanslısınız, dışarı çıkın ve yerel insanlar ile zaman geçirin. Eğer Türkiye’de İngilizce öğreniyorsanız bunu kendinize bahane etmek yerine imkanlar yaratın. İnternet üzerinden dünyanın çeşitli yerlerinden İngilizce öğrenen kişiler ile konuşabileceğiniz uygulamalar ve web siteleri var. Bunları kullanarak İngilizce konuşabileceğiniz arkadaşlar edinebilirsiniz. Bu durumda ideal olan anadili İngilizce olan kişiler ile konuşmaya çalışmanızdır. Diğer türlü de İngilizceniz mutlaka gelişir fakat anadili İngilizce olan kişiler ile konuşmak her zaman daha zorludur.

Her ne kadar kulağa tuhaf gelse de eğer orta veya ileri seviyede bir İngilizce bilginiz varsa birlikte İngilizce öğrendiğiniz kişiler ile de sadece İngilizce konuşmayı deneyebilirsiniz. Kendinizi rahat hissettiğiniz alışkanlıklarınızı bir kenara bırakın ve birbirinizle sürekli İngilizce konuşun. Viyana’ya ilk geldiğim zamanlar aynı şeyleri Almanca konusunda yaşamıştım. Almanca bilgim olsa da herkesle İngilizce konuşmak bana daha rahat geliyordu ve Almanca konuştuğumda yeterince samimi veya özgür olamadığımı hissediyordum. Fakat buna rağmen İngilizce konuşmayı reddederek birlikte Almanca öğrendiğim herkes ile sadece Almanca konuştum ve ne olursa olsun bu kuralı bozmadım. Çünkü kuralı bozmazsam bir gün kendimi Almanca konuşurken da rahat hissedeceğimi biliyordum ve öyle de oldu. Bu kuralı uygulayın, sonuçlarına gerçekten şaşıracaksınız.

2. Daha çok Amerikan film ve dizileri izleyin. 

Eğer İngilizce seviyeniz henüz Türkçe altyazısız anlamaya yetmiyorsa bile izleyin. İnanın kulak dolgunluğu denilen kavram gerçek ve buna sahip olmak İngilizce konuşurken bize büyük bir avantaj sağlıyor. Hem izlerken Türkçe altyazısı olsa bile yeni kelimeler veya deyimler öğrendiğinizi fark edeceksiniz hem de o kelimeleri doğru bir şekilde telaffuz edebileceksiniz.

Orta veya ileri seviyede İngilizce bilgisine sahipseniz önce İngilizce altyazılı olarak daha sonra da altyazıyı tamamen kapatarak izlemeyi deneyin. Altyazıyı kapattığınızda işler bir süre için biraz zorlaşabilir fakat iyi bir şekilde konuşabilmenin en önemli koşulu duyduğunuz her şeyi anlayabilmenizdir. Film ve dizilerin bize kazandırdığı en önemli şey dinlediklerimizi anlama becerisidir. Bu yüzden pes etmeyin ve altyazısız anlamakta zorlanıyorsanız bile durdurun, geriye alın tekrar dinleyin veya aynı diziyi tekrar tekrar izleyin. Bir süre sonra çok daha rahat bir şekilde anlamaya başlayacaksınız.

3. Taklit edin. 

Bazı insanların İngilizce konuşurken tercihen Amerikan veya İngiliz gibi sesler çıkarmaya çalıştıklarına şahit olmuş, belki de “bu ne ya” diyerek dalga bile geçmişsinizdir. Böyle düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz, çünkü taklit etmek harika bir İngilizce konuşabilmenin en büyük yardımcılarındandır. Anadili İngilizce olan kişilerin kurduğu cümleleri aksanlarıyla ve vurgulamalarıyla taklit edin. Bunu ister başkalarıyla İngilizce konuşurken yapın ister tuvalette aynı karşısında ama mutlaka taklit edin. Gerçekten öyle konuşmaya başlayana kadar taklit edin ve bir gün “bu ne ya” diyen insanların size “Amerika’da/İngiltere’de mi yaşadın?” diye sorduklarına şahit olacaksınız.

4. Çok okuyun.

Okumanın ilaç olmadığı dert yok desek yeridir. İngilizce konusunda da mümkün olduğunca farklı yayınlar okumanız size büyük bir katkı sağlar. İyi okumayan insan iyi konuşamaz. Bırakın İngilizce’yi kendi dilini bile iyi konuşamaz. İngilizce dilinde okumanın size kazandıracağı en önemli beceri bu dilde düşünmeye başlamanızdır. Konuşmak istediğiniz her şeyi zihninizde Türkçe’den İngilizce’yi çevirmeyi bıraktığınız gün harika bir İngilice’ye büyük bir adım attığınız gündür. Okumak size tahmin ettiğinizden çok daha fazla beceri kazandırır. Dil bilgisinden kelime dağarcığına kadar sahip olduğunuz her şeyi geliştirir. Kitaplar bir dilin en kusursuz şekilde kullanıldığı yerlerdir. Zihninizde büyük bir yer edinmeleri sizin de dili çok iyi bir şekilde kullanmanızı sağlayacaktır.

5. Öğrenmekten vazgeçmeyin.

“He who stops being better stops being good.” -Oliver Cromwell

Türkçesiyle daha iyi olmayı bırakan, iyi olmayı bırakır. Bu kuralı hayatta yaptığınız her şey için uygulayabilirsiniz. Hiç bir zaman “oldum” demeyin ve hep kendinizi geliştirmeye devam edin. Yabancı dil nankördür, hele yabancı bir dili konuşmak daha da nankördür. Büyük çabalar ile geliştirdiğiniz konuşma becerinizi ne kadar hızlı bir şekilde kaybedebileceğinizi bilmek istemezsiniz. Bu yüzden İngilizce için hiçbir şey yapamıyorsanız bile en azından bu dilde (altyazısız) dizi ve filmler izlemeye devam edin. Bu sizin için bir öğrenme şekli değil de günlük bir rutin olsun. Zaten gerçekten “olmuş”sanız artık bu şekilde dizi veya film izlemek sizin için yorucu değil rahatlatıcı bir aktiviteye dönüşmüş demektir. İlgi alanınıza giren yayınları takip edin ve İngilizcenizi aktif tutun. İşte o zaman İngilizce konuşmak gerçekten de bisiklete binmek gibi olur. Bir süre pek fazla konuşamasanız da bilgileriniz taze kalır ve yeniden konuşmak zorunda kaldığınızda becerileriniz hasar görmüş olsalar da size kısa bir süre içinde geri dönerler.

İngilizce ile ilgili diğer yazılarım:

İngilizce Öğrenenler İçin En İyi 5 Amerikan Dizileri

Photo by rawpixel on Unsplash
Reklamlar

5 Adımda Harika İngilizce Konuşmak” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s