Yazma Sanatı – Stephen King

Bugün sizlere bittiği için adeta üzüldüğüm bir kitap ile ilgili yazıyor olacağım. Kasım Ayı Favorileri yazımı okuduysanız bahsettiğim kitabın Stephen King’e ait “Yazma Sanatı” olduğunu biliyorsunuzdur. Kasım ayı favorilerimden bahsederken aslında bu kitabın onlardan biri olacağına emin olduğumu söylemiştim fakat itiraf etmek gerekirse kitap bitmesin diye yavaş okumak için elimden gelen her şeyi yaptım.

Yazma sanatı üzerine okuyabileceğiniz pek çok kitabın aksine Stephen King kendi yazma tecrübesinden yola çıkarak hayatından ve alışkanlıklarından kesitler paylaşıyor bizlerle. Bir kitap yazmak gibi bir hayaliniz yoksa bile Stephen King’in paylaştıkları size ilham verecektir. Böyle bir hayali olan kişiler içinse mutlaka okunması gereken kitaplardan olduğunu düşünüyorum.

Stephen King kitaplarını seviyorsanız onun kendi tecrübelerinin ve karakterinin kitaplarını nasıl etkilemiş olduğu gerçeğinden büyüleneceksiniz. The Shining (Medyum) kitabındaki alkolik öğretmen Jack Torrance karakterini yazarken aslında kendisini anlattığını fark edişinden, büyük bir çıkış yapmayı başarmış ilk kitabındaki Carrie karakterini oluştururken ise çamaşır yıkama işindeyken boş bir kız öğrenci soyunma odasında gördüğü ped makinelerinden ilham alarak Carrie’deki o meşhur kanama sahnesini hayal edişine kadar çeşitli anıların kitaplarını etkileyişi ile karşılaşacaksınız.

Kendi yazma macerasını anlattıktan sonra ise yazar adaylarına verdiği kendi üzerinde işe yaramış tavsiyeleri okuma şansı elde edeceksiniz. O tavsiyelerden bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

1-Kapı kapalıyken yaz; yeniden yazma işini ise kapın açıkken yap. Başka bir deyişle, yazdığın şey yalnızca sana ait bir şey olarak varolur, ama sonra senin elinden çıkar. Öykünün ne olduğunu anlayıp onu doğru bir biçimde yazdığında (yapabildiğince doğru) artık o okumak isteyen kimsenin malıdır. Ya da eleştirmek isteyen. Eğer şanslıysan çoğunluk birinciden ziyade ikinciyi yapmak isteyecektir. 

Stephen King bir kitap yazmaya başlarken asla plan yapmazmış. Aklına gelen o ilk hikaye kıvılcımı ile fazla düşünmeden yazmaya başlar ve tamamlayana kadar kimseye içeriğinden söz etmezmiş. İşte bu kapı kapalıyken yazdığı kısım. Daha sonra en az 6 hafta boyunca yazdığı şeyi okumazmış ve o sırada başka işler üzerine çalışırmış. Yazdığı ilk müsveddeyi yeniden okuduğunda bulunan mantık ve dil bilgisi hatalarını düzeltir, hikayeyi daha iyi bir hale getirirmiş. Yeni hale gelmiş bu ikinci müsveddeyi ise İdeal Okur dediği karısına ve birkaç kişiye daha okutup fikirlerini alarak kitabına son şeklini verirmiş.

Yazdığı bazı kitapları daha ilk müsveddedeyken veya halen yazım aşaması halindeyken vazgeçip attığı olurmuş. Buna sevgiliyi öldürmek diyor. İşte bu yüzden yazdığı şeyleri en az 6 hafta boyunca okumazmış, çünkü yeniden okuduğunda onu sanki bir başkası yazmış gibi hissedermiş ve eğer güzelse kendi ile gurur duyar, kötüyse de bir başkasının sevgilisini öldürmek gibi gelirmiş atma işlemi ona.

2- Her yazarın sürekli yanında taşıdığı manevi bir alet kutusu olması gerekir. Kelime dağarcığınızı alet kutunuzun en üst rafına yerleştirin ve onu geliştirmek için hiçbir bilinçli çaba harcamayın. (Okurken bunu yapacaksınız tabi ki…ama bu daha sonra olur.) Yazınıza yapabileceğiniz gerçekten kötü şeylerden biri kelime dağarcığınızı süslemeye kalkmak belki kısa ifadelerden biraz utandığınız için uzun sözcükler aramaya çalışmaktır. 

Kelime dağarcığını geliştirmek ve daha iyi bir yazar olmak için okumanın önemini kitabın çok fazla yerinde vurgulamış ve bunu şu şekilde özetlemiş:

“Eğer okumaya vaktiniz yoksa, yazmaya da vaktiniz (veya gereçleriniz) yoktur. Bu kadar basit.– Stephen King 

3- Alet kutunuzun üst rafında gramer de olsun. 

Bir kitap belki de bir blog, ne yazdığınızın önemi yok, okunabilir bir şeyler yazmak istiyorsanız dil bilgisi kurallarını doğru kullanmaya özen göstermelisiniz.

Kitap son olarak Stephen King’in beğenerek okuduğu bazı kitapların bulunduğu bir okuma listesi ile bitiyor. Benim gerçekten tekrar tekrar okuyacağım türden bir kitaptı. Çok beğenerek okumuş olduğumdan bu kitaba beş üzerinden beş yıldız veriyorum ve hepinize bu kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.

Yapabilirsiniz, yapmalısınız ve eğer başlayacak cesaretiniz varsa başlayın.”

Diğer Stephen King incelemerim:

Falcı – Stephen King

Kujo – Stephen King

Medyum – Stephen King

Hayvan Mezarlığı – Stephen King

 

12 thoughts

  1. Harika bir inceleme olmuş, teşekkürler. En yakın zamanda edinmeliyim bu kitabı. Ben de bu ay Virginia Woolf’tan Yazarlık Dersleri adlı kitabı okudum, yazarı Woolf araştırmacısı Danell Jones. Bana çok hitap etti fakat King’ten tamamen farklı bir bakış açısı, bence sen de bir göz atabilirsin.
    King’in en çok gramer ile ilgili olan yorumunu sevdim. Nice hayal gücü geniş insanlar, kelime ve en çok da gramer bariyerine takılıyorlar.

    Liked by 3 people

    1. Gramer yazının okunabilirliği açısından gerçekten çok önemli. Ben de hatalarla dolu bir metni okumak bile istemiyorum. Bahsettiğiniz kitabı mutlaka okuyacağım. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. 😊

      Liked by 2 people

  2. Çok güzel bir anlatım. Ve çok önemli bir mevzu üzerinde durmuşsunuz. Uzun zamandır kitap yazmak için uğraş veriyorum. Aslında yazdıklarım bir kitap eder. Ama içime sinmiyor. Sanki hepsi başka başka şeyler ve bir bütün değil. Bu eser, sanırım bana ve eserime ilham olacak. Teşekkürler.

    Beğen

  3. Mükemmelmiş İrem Hanım. Bu kitabı mutlaka okumalıyım. Aslında benden başka birçok kişi de okumalı. Ancak kimsenin okumaya vakti olmadığı için bu mümkün değil tabii (!). O yüzden de en azından siz tanıttığınız için çok çok teşekkür ederim. Bir yerlere ulaşır diye ümit ediyorum.
    “Okumaya vaktiniz yoksa yazmaya da vaktiniz yoktur” lafını söylemiş olması beni ayrıca mutlu etti çünkü gerçekten hiçbir şey okumaya niyeti olmayan insanların kitap yazma yollarını zorlayıp durmasından ve hatta bunda başarılı olmasından fenalık geçirdik. Televizyonla zehirledikleri yetmiyormuş gibi bir de potansiyel okuyucuya el attılar. Maalesef sadece para derdinde olan çakma yayınevleri de böyle detaylara takılmadığı için bahsettiğim yazarcıklar, tabii ki dilbilgisi kurallarını hiçe saymayı ve dili yanlış kullanmayı marifet sayan kişiler…
    Elinize sağlık.

    Liked by 1 kişi

    1. Edebiyata gönül vermiş çok okuyup çok yazan insanların eserlerini okuyucuyla buluşturmak için binbir zorluk yaşadığı bu dönemde alakasız bir konudan dolayı ün sahibi olmuş kişilerin kitapları sırf yayınevi daha fazla para kazansın diye önceliğe sahip oluyor. Editör elinden geçmiş olmasına ve redaksiyona rağmen içi bomboş olan kitaplarla doluyor ortalık. Sizin de dediğiniz gibi televizyon yetmezmiş gibi okuyucuyu da zehirlemeye başladılar. Stephen King’de kitabında bu konu ile ilgili rahatsızlığını dile getirmiş. Eline kitap almayan insanların yazar olmak için tavsiyeler istediğinden bahsetmiş. Beğenerek okuyacağınıza eminim. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. 😊

      Liked by 1 kişi

  4. irem hanım ben ne zamandır bu kitabı arıyorum ancak hiçbir yerde bulamadım bu konuda bana yardımcı olma imkanınız var mıdır acaba

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s