Servetimiz Haz Aldıklarımız mıdır? 

Nasıl bir çocukluk geçirdiniz diye sorsam cevabınız ne olurdu? 

Günümüzde pek çok insanın çocukluğu ders çalışarak, sınavlara hazırlanarak geçiyor. Kendiminkini hatırlıyorum, okula giderdim, okul biter dershane sonra eve dönüş ve evde ders çalışma. Tüm çocukluğum böyle geçmiş olmasa da hatırladığım elde kalır kısımları böyleydi. Ders çalışmasam bile üzerimde hep bir gelecek kaygısı duyardım. Peki ne için? Üniversite sınavında “iyi” bir bölüm kazanıp, geleceğimizi “kurtarmak” için. 

Soru hiçbir zaman gerçekten ne yapmak istediğimiz veya neye yetenekli olduğumuzla ilgili değildi. Bizim de bu sorular aklımıza gelse de, cevabının üzerine düşünmeye zamanımız yoktu, kurtarılması gereken bir geleceğimiz vardı. Bu yüzden bizi kurtaracak o “iyi” bölümlere odaklandık ve onları istedik. 


Yıllarca çalışıp durduktan sonra bir okul kazanıp üniversite de okuduk mu tamamdır. Tam bitti derken bu sefer daha da zoru başlar… Önce kiramızı ödemektir derdimiz sonra belki ev alabilmek, araba da alalım sonra biraz da lüks yaşayalım gibi hayaller kurarken tüm ömrümüzü çalışarak geçiririz. Tüm bu koşuşturma içerisinde bu sefer de işimi seviyor muyum diye sormaya zaman bulamaz insan, bulsa bile etrafındaki herkes ona tek bir soru ile cevap verir. İşini seven kaç kişi var ki? 

Eğer sevdiğin işi yaparsan, hayatın boyunca bir kez bile çalışmış olmazsın.  – Konfüçyus

İnsan ne için çalışır? Para kazanmak için. Peki paraya neden ihtiyaç duyarız? Mutlu ve rahat bir hayat sürebilmek için. Peki bu gerçekten doğru mu? Rahat bir yaşam için belki ama mutlu bir hayat için para yeterli midir? İnsanın kendini tanımadığı, ne istediğini bilmediği adeta karanlıklar içinde yaşadığı bir hayatta gerçek mutluluktan söz edilebilir mi?  

Başkasını bilmek bilgidir, kendini bilmek gerçek bilgeliktir.  – Lao Tzu

Günümüzdeki bu kalıplar ve insanların bitmek tükenmek bilmeyen hırsları ile nesil sadece paraya tapan, sadece çok kazanarak mutlu olabileceğine inanan, kendini tanımayan hatta tüm bunların farkına bile varamayacak kadar kör bir hale geldi. 

Bugün kendini ve ne istediğini bulmak isteyen, kendi sevdiği şeylerin peşinden giden insan bir lüksü yaşamaya çalışıyor gibi görünürken dünyevi hırslar uğruna tüm değerlerini kaybeden insanların normal karşılandığı bir dünyada yaşıyoruz. 

İnsan tabi ki istediğini yapabilir, ama istediğini isteyemez.                                    – A. Schopenhauer 

4 thoughts

  1. Yazınızın ilk satırlarında; kendi çocukluğuma gittim. Derslerden bunalan, evde ders çalışma stresinden yaşamdan keyif alamayan hallerimi… Yazının geneli için de benzer hisleri paylaşıyorum. Tebrikleri

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s